Perşembe, 2 Nisan 2026
CumCuma Editörü Olmak İster Misiniz?
CumCuma
  • CumCuma
    • Son Dakika
    • Magazin
    • Galeri
    • Videolar
  • Gündem
  • Yaşam
    • Sağlık
  • TV
  • Kadınca
  • Dünya
  • Türkiye
  • Müzik
  • Sinema
  • Tatil
  • Spor
  • Podcast
No Result
View All Result
CumCuma
  • CumCuma
    • Son Dakika
    • Magazin
    • Galeri
    • Videolar
  • Gündem
  • Yaşam
    • Sağlık
  • TV
  • Kadınca
  • Dünya
  • Türkiye
  • Müzik
  • Sinema
  • Tatil
  • Spor
  • Podcast
No Result
View All Result
CumCuma
No Result
View All Result
  • Gündem
  • Medya
  • Moda
  • Müzik
  • Sağlık
  • Tatil
  • Spor
  • Dünya
  • Podcast
CumCuma Tatil

Hint Okyanusu’nun en büyüleyici kaçış noktası: Zanzibar

Tanzanya açıklarında uzanan Zanzibar, ilk bakışta yalnızca masmavi denizi ve pudra gibi kumsallarıyla akıllarda yer ediyor. Ancak bu ada topluluğu, Stone Town’ın katmanlı tarihi, Swahili kültürünün güçlü izleri, mercan resiflerinin altındaki renkli yaşamı, baharat tarlalarının kokusu ve doğayla iç içe saklı köşeleriyle, sıradan bir deniz tatilinin çok ötesine geçen unutulmaz bir rota sunuyor.

Tatil
Tanzanya açıklarında uzanan Zanzibar, ilk bakışta yalnızca masmavi denizi ve pudra gibi kumsallarıyla akıllarda yer ediyor.

Tanzanya açıklarında uzanan Zanzibar, ilk bakışta yalnızca masmavi denizi ve pudra gibi kumsallarıyla akıllarda yer ediyor.

23
SHARES
150
VIEWS
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşPinterest'de PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Zanzibar denildiğinde çoğu insanın zihninde önce beyaz sahiller, turkuaz sular ve gün batımında ağır ağır ilerleyen dhow tekneleri beliriyor. Oysa bu ada, yüzeyde görünen güzelliğinin çok daha ötesinde, her adımda başka bir hikaye açan çok katmanlı bir dünya taşıyor. Tanzanya kıyılarının hemen açığında yer alan bu büyüleyici takımada, yüzyıllar boyunca Araplardan Perslere, Hintlilerden Avrupalılara, Afrika kıyılarının yerel kültürlerinden Uzak Doğu izlerine kadar pek çok etkileşimin iç içe geçtiği bir geçiş noktası oldu. Bu nedenle Zanzibar’da gezerken sadece bir sahil tatiline çıkmış olmuyorsunuz; sokaklara sinmiş tarihle, sofralara taşınmış kültürle, denizin altına saklanmış canlılıkla ve adanın ritmine karışmış gündelik hayatla baş başa kalıyorsunuz. Bir yanda UNESCO korumasındaki Stone Town’ın dar sokakları, işlenmiş ahşap kapıları ve yorgun ama görkemli yapıları yükselirken, diğer yanda gelgitlerle değişen kıyılar, mercan bahçeleri, yunus rotaları, baharat çiftlikleri ve Jozani Ormanı’nın endemik canlıları Zanzibar’ı tek bir başlık altında toplamanın ne kadar güç olduğunu gösteriyor. Dinlenmek isteyenler için dingin, keşfetmek isteyenler için katman katman açılan bu ada, Doğu Afrika’da hem ruhu dinlendiren hem de merakı canlı tutan ender yerlerden biri olarak öne çıkıyor.

İçerik gizle
1 Zanzibar’ı farklı kılan şey yalnızca sahilleri değil
2 Stone Town’da zaman ağır ağır akıyor
2.1 Kuzey kıyılarında deniz gün boyu yanı başınızda
2.1.1 Doğu kıyısında rüzgar, gelgit ve başka bir manzara var
3 Denizin altında Zanzibar’ın ikinci yüzü başlıyor
3.1 Forodhani’den baharat tarlalarına uzanan lezzet rotası
4 Jozani Ormanı Zanzibar’ın sessiz mucizelerinden biri
4.1 Yunuslar, kaplumbağalar ve korunması gereken doğal zenginlik
4.1.1 Bahardan kışa değil, festivalden festivale yaşayan ada
4.2 Romantik kaçıştan maceraya kadar uzanan geniş bir alan
4.3 Ulaşımı kolay, etkisi uzun süren bir rota
5 Zanzibar neden akılda kalıyor

Zanzibar’ı farklı kılan şey yalnızca sahilleri değil

Zanzibar’ın en çarpıcı yanı, tek bir tatil türüne hapsolmamış olması. Ada, bir yandan klasik bir tropik kaçış arayanlara rüya gibi koylar sunarken, diğer yandan tarih, kültür, gastronomi, doğa ve macera peşindeki gezginlere de güçlü bir içerik vaat ediyor. Yüzyıllarca ticaret yollarının kesiştiği bu coğrafyada bugün görülen mimari, mutfak, dil, giyim, el işi ürünler ve gündelik yaşam düzeni, adanın ne kadar derin bir geçmişe sahip olduğunu hemen hissettiriyor.

Swahili kültürünün güçlü omurgası üzerine Arap, Hint, Pers ve Avrupa etkilerinin eklendiği Zanzibar’da her şey biraz daha karakterli görünüyor. Küçük dükkanlarda satılan el yapımı takılar, oyma ahşap eşyalar, kumaşlar, baharatlar ve geleneksel giysiler, bu kültürel birikimin günlük hayat içindeki somut karşılıkları gibi duruyor. Ada tam da bu yüzden sadece bakılacak bir yer değil; koklanacak, tadılacak, yürünerek hissedilecek ve ritmine uyum sağlanacak bir deneyim.

The Weeknd Konseri The Weeknd Konseri The Weeknd Konseri

Stone Town’da zaman ağır ağır akıyor

zanzibar stone town

Zanzibar’ın başkenti Stone Town, adanın kalbi sayılıyor. UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan bu tarihi merkez, ilk anda karmaşık bir labirent gibi görünüyor. Dar sokaklar birbirine açılıyor, gölgeli geçitler küçük meydanlara bağlanıyor, bir köşede eski bir cami, diğer tarafta sömürge dönemini hatırlatan bir kilise ya da saray kalıntısı beliriyor. Kimi duvarlarda zamanın yıprattığı sıva dökülüyor, kimi evlerde mercan taşından yapılmış yüzeyler hâlâ dimdik ayakta kalmaya çalışıyor.

Stone Town’ın en güçlü tarafı, geçmişini yalnızca sergilememesi, onu yaşamaya devam etmesi. Oyma ahşap Zanzibar kapıları, kafesli pencereler, eski kaleler, toplar, Umman sultanlarının izlerini taşıyan yapılar, House of Wonders, tarihi hamamlar ve eski pazar alanları bu kentin hafızasını canlı tutuyor. Eski köle ticaretiyle anılan karanlık geçmişin izleri de burada hissediliyor. Bu nedenle Stone Town sadece güzel fotoğraflar veren bir mahalle değil; Doğu Afrika’nın ticaret, göç ve iktidar tarihini taşıyan güçlü bir açık hava arşivi gibi okunuyor.

Gün içinde sokak aralarında dolaşırken kahve içen yaşlılara, oyun oynayan çocuklara, küçük tezgâhlarda baharat satan esnafa ve akşamüstü hareketlenmeye başlayan pazar düzenine rastlamak, kentin ruhunu asıl görünür kılıyor. Stone Town’da gezmek, bir şehri görmekten çok, zamanı yavaşlatan bir atmosferin içine girmek anlamına geliyor.

Kuzey kıyılarında deniz gün boyu yanı başınızda

Zanzibar sahillerinin hepsi aynı deneyimi vermiyor ve bu da adayı daha ilginç hale getiriyor. Özellikle kuzey kıyıları, gün boyu denize girmek isteyenler için öne çıkıyor. Nungwi ve Kendwa gibi bölgeler, bembeyaz kumsalları, sakin görünen denizi ve etkileyici gün batımlarıyla Zanzibar’ın kartpostallık yüzünü en net biçimde gösteren noktalar arasında yer alıyor.

Kuzey kıyılarında gelgit etkisinin daha sınırlı hissedilmesi, denizi gün içinde daha erişilebilir kılıyor. Bu da yüzmek, kıyıda uzun saatler geçirmek ve sahil keyfini bölünmeden yaşamak isteyenler için önemli bir avantaj sağlıyor. Nungwi’de hareket biraz daha canlı hissedilirken, Kendwa daha sakin ve romantik bir çizgide ilerliyor. Kumların yumuşaklığı, suyun açıklığı ve ufka doğru uzanan renk geçişleri, Zanzibar’ın neden bu kadar çok hayal edilen bir rota olduğunu tek bakışta anlatıyor.

Doğu kıyısında rüzgar, gelgit ve başka bir manzara var

Doğu kıyısı ise Zanzibar’ın bambaşka bir yüzünü gösteriyor. Paje, Matemwe ve çevresi, yalnızca plaj keyfi için değil, rüzgâr ve su sporları için de güçlü bir alan açıyor. Kitesurf ve windsurf gibi aktiviteler bu kıyıda daha belirgin bir yer tutarken, gelgitin geri çekildiği saatlerde ortaya çıkan doğal havuzlar, mercan düzlükleri ve kıyı çizgisinin aniden genişlemesi adayı sürekli değişen bir manzaraya dönüştürüyor.

Bu bölgede deniz bazen yüzlerce metre geri çekiliyor. İlk bakışta şaşırtıcı görünen bu durum aslında kıyıyı yeni bir keşif alanına dönüştürüyor. Gelgit sırasında ortaya çıkan sığ alanlar, küçük deniz canlılarını gözlemlemek ve Zanzibar kıyılarının doğayla kurduğu ilişkiyi daha yakından görmek için eşsiz bir fırsat sunuyor. Matemwe, aynı zamanda Mnemba Atolü’ne çıkış noktalarından biri olmasıyla da dikkat çekiyor. Sessizlik, açıklık ve dinginlik arayanlar için doğu kıyısı, kuzeye göre daha içe dönük ama bir o kadar da etkileyici bir atmosfer sunuyor.

Denizin altında Zanzibar’ın ikinci yüzü başlıyor

Zanzibar yalnızca kıyıdan seyredilecek bir ada değil. Mercan resifleriyle çevrili suları, şnorkel ve dalış meraklıları için başlı başına bir dünya açıyor. Takımadanın çevresindeki resif sistemleri, sığ ve derin dalış noktalarını bir arada sunmasıyla hem ilk kez su altını keşfetmek isteyenlere hem de deneyimli dalgıçlara hitap ediyor.

Bu alanda en çok öne çıkan yerlerden biri Mnemba Atolü. Kuzeydoğu kıyısında yer alan bu deniz koruma alanı, berrak suyu, canlı mercan yapısı ve zengin deniz yaşamıyla Zanzibar’ın en dikkat çekici su altı rotalarından biri olarak gösteriliyor. Burada palyaço balıklarından papağan balıklarına, deniz kaplumbağalarından farklı resif türlerine kadar çok sayıda canlıyla karşılaşmak mümkün. Şanslı dönemlerde balina köpekbalığı ya da kambur balina gibi daha büyük türlere dair heyecanlı gözlemler de yapılabiliyor.

Chumbe Deniz Parkı gibi koruma alanlarında ise doğaya daha hassas bir yaklaşım öne çıkıyor. Bazı bölgelerde yalnızca şnorkelle keşfe izin verilmesi, resiflerin korunmasına yönelik yaklaşımın ne kadar önemli görüldüğünü ortaya koyuyor. Su altındaki eski batıkların zamanla resife dönüşmesi de Zanzibar çevresindeki denizi daha da etkileyici kılan ayrıntılardan biri. Kısacası burada deniz, sadece serinlemek için değil; başlı başına keşfedilecek bir evren olarak karşınıza çıkıyor.

Forodhani’den baharat tarlalarına uzanan lezzet rotası

Zanzibar’ın “Baharat Adası” olarak anılması boşuna değil. Tarçın, karanfil, zencefil, muskat, karabiber, zerdeçal, limon otu, vanilya ve daha birçok aromatik ürün, yüzyıllardır bu toprağın kimliğinin bir parçası. Baharat çiftlikleri bu nedenle sadece tarımsal alanlar değil; ada tarihini, ticaret ağlarını ve mutfak kültürünü anlamak için önemli duraklar.

Bu turlarda baharatların ağaçta ve toprakta nasıl yetiştiğini görmek, kabuktan tarçının nasıl çıkarıldığını izlemek, olgunlaşan ürünleri yerinde koklamak ve yerel kullanım biçimlerini öğrenmek, Zanzibar’ın neden bu kadar özgün bir tat hafızasına sahip olduğunu açık biçimde gösteriyor. Baharatların yalnızca yemeklerde değil, geleneksel bakım ritüellerinde, doğal çözümlerde ve bazı özel gün hazırlıklarında da kullanılması, bu ürünleri adada gündelik yaşamın merkezine yerleştiriyor.

Lezzet tarafında ise Stone Town’daki Forodhani gece pazarı başlı başına bir deneyim. Akşam saatlerine doğru hareketlenen bu alanda ızgaraya dizilen balıklar, etler, sebzeler, sıcak samosalar, kızarmış atıştırmalıklar, taze ekmekler ve sokak lezzetleri birbiri ardına tezgâhlarda yerini alıyor. Zanzibar pizzası, urojo, mishkaki, mandazi ve vitumbua gibi tatlar, adanın Arap, Hint ve Afrika etkilerini aynı tabakta buluşturan karakterli örnekler arasında bulunuyor. Sokakta yenilen yemeklerin böylesine hafızada kalıcı olmasının nedeni tam da bu; her lokma biraz tarih, biraz deniz, biraz da baharat taşıyor.

Jozani Ormanı Zanzibar’ın sessiz mucizelerinden biri

Ada denince akla önce kıyılar gelse de Zanzibar’ın iç kesimlerinde bambaşka bir doğa dünyası var. Jozani Orman Rezervi, bu yönüyle adanın en önemli duraklarından biri. Yaklaşık 50 kilometrekarelik alana yayılan bu koruma bölgesi, Zanzibar’a özgü kırmızı colobus maymunlarının yaşam alanı olmasıyla öne çıkıyor. Nesli tehdit altında bulunan bu türün burada yeniden güç kazanmaya başlaması, bölgenin ne kadar değerli olduğunu gösteriyor.

Jozani’de yürürken yalnızca maymunlarla değil, farklı kuş türleriyle, sürüngenlerle, küçük memelilerle ve mangrov alanlarıyla da karşılaşıyorsunuz. Chwaka Körfezi çevresindeki ekosistem, deniz yaşamı ile kara yaşamı arasında doğal bir köprü kuruyor. Mangrovlar, kıyı canlıları için kritik bir alan oluştururken, orman içindeki patikalar ada tatiline bambaşka bir derinlik katıyor. Kumsaldan çıkıp ormanın serinliğine girmek, Zanzibar’ın tek yönlü bir rota olmadığını bir kez daha hatırlatıyor.

Yunuslar, kaplumbağalar ve korunması gereken doğal zenginlik

Zanzibar’ın güney kıyısındaki Kizimkazi, yunus gözlemiyle anılan başlıca yerlerden biri. Şişe burunlu ve kambur yunusların görülebildiği bu bölge, denizle daha hareketli bir ilişki kurmak isteyen gezginlerin ilgisini çekiyor. Buradaki turlarda önemli olan şey, doğal yaşamı yalnızca görmek değil, buna saygı duyarak yaklaşmak. Sorumlu gözlem kurallarına uyulması gerektiği özellikle vurgulanıyor.

Adanın kuzeyinde yer alan Mnarani Natural Aquarium ise kaplumbağa koruma çalışmalarıyla dikkat çeken bir başka nokta. Yaralı yeşil ve şahin gagalı kaplumbağaların bakım gördüğü bu alan, aynı zamanda yavruların korunmasına dönük bir topluluk çalışması niteliği taşıyor. Stone Town açıklarındaki Prison Island’da ise Aldabra dev kaplumbağaları Zanzibar deneyimine farklı bir boyut katıyor. Kısacası burada doğa, sadece kartpostallık bir fon değil; korunması gereken kırılgan bir hayat alanı olarak sürekli hatırlatılıyor.

zanzibar tatil

Bahardan kışa değil, festivalden festivale yaşayan ada

Zanzibar yıl boyunca sadece deniz ve güneşle değil, kültürel etkinlikleriyle de konuşulan bir yer. Sauti za Busara, adanın müzik ritmini en güçlü hissettiren festivallerden biri olarak öne çıkıyor. Farklı yaşlardan ve farklı geçmişlerden insanları aynı sahnede buluşturan bu etkinlik, Afrika müziğinin enerjisini Zanzibar atmosferiyle bir araya getiriyor. ZIFF ise sinema, müzik ve sahne sanatlarını buluşturan en büyük kültürel organizasyonlardan biri olarak öne çıkıyor. Jahazi ve Mwaka Kogwa da adanın kültürel hafızasını diri tutan önemli duraklar arasında yer alıyor.

Bu festivaller Zanzibar’ı sadece görülecek değil, yaşanacak bir ada haline getiriyor. Çünkü burada gezi yalnızca manzaraya bakmakla sınırlı kalmıyor; müziğe, ritme, topluluk duygusuna ve yerel kültürün canlı akışına karışmayı da içeriyor.

Romantik kaçıştan maceraya kadar uzanan geniş bir alan

Zanzibar bir yandan balayı çiftlerinin ve sakinlik arayanların gözdesi olurken, diğer yandan hareketli tatil isteyenler için de geniş seçenekler sunuyor. Geleneksel dhow gezileri, gün batımında denizin üstünde ağır ağır ilerlerken adanın romantik yüzünü öne çıkarıyor. Kiwengwa kıyılarında at binmek, Paje’de deniz yosunu üretimi üzerine çalışan kadınların emeklerine tanıklık etmek, yerel yemek atölyelerine katılmak, quad turuyla küçük köylere ulaşmak, yoga dersleriyle ritmi düşürmek ya da su sporlarında yeni bir şey denemek Zanzibar deneyimini tek tip olmaktan çıkarıyor.

Takımadadaki küçük adalar da bu çeşitliliği güçlendiriyor. Mnemba, Chumbe, Chapwani, Pemba ve Mafia gibi çevre noktalar, daha sakin ve kalabalıktan uzak bir ada deneyimi arayanlar için dikkat çekiyor. Bazı özel ada konaklamaları, sınırlı sayıda oda ile daha mahrem ve dingin bir atmosfer sunuyor. Zanzibar’da lüks arayan da kendi halinde bir kıyı kaçamağı peşinde olan da kendine uygun bir alan bulabiliyor.

Ulaşımı kolay, etkisi uzun süren bir rota

Zanzibar’ın öne çıkan yönlerinden biri de büyük bir ada hayali kurdurmasına rağmen ulaşılabilir hissettirmesi. Darüsselam’dan feribotla ya da kısa bir uçuşla adaya geçmek mümkün. Nairobi ve Johannesburg gibi merkezlerden doğrudan ulaşım seçenekleri bulunurken, daha uzun mesafeli yolculuklarda da bağlantılı uçuşlarla Zanzibar’a varılabiliyor. Bu kolay erişim, adayı Tanzanya ve Kenya safarileriyle birleştirmek isteyenler için de çok güçlü bir tamamlayıcı rotaya dönüştürüyor.

Ziyaret için en elverişli dönemlerden biri haziran ile ekim arası olarak öne çıkıyor. Bu dönemde daha açık hava, daha rahat bir sahil ritmi ve tatil planı açısından daha dengeli koşullar hissediliyor. Ocak ve şubat ayları ise daha sıcak ve su altı görünürlüğünün daha yüksek olduğu dönemler olarak dikkat çekiyor. Kasım ve aralık, kısa yağışlarla birlikte daha sakin bir seyahat arayanlara hitap ederken, uzun yağış dönemi daha farklı bir planlama gerektiriyor.

Ada içinde dolaşımda en ekonomik seçenek yerel minibüsler olsa da daha rahat hareket etmek isteyenler için taksi ve özel transferler öne çıkıyor. Dileyenler sahil yollarını ve küçük yerleşimleri scooter ile de keşfedebiliyor. Yalnız burada önemli olan şey, Zanzibar’ın ritmine acele etmeden uyum sağlamak. Bu ada hızlı tüketilecek bir rota değil; sindirilerek gezildiğinde gerçek yüzünü gösteriyor.

Zanzibar neden akılda kalıyor

Zanzibar’ı unutulmaz yapan şey, bir tatilde beklenen bütün güzellikleri tek başına taşıması değil. Asıl mesele, bunları birbirine organik biçimde bağlaması. Sabah mercanların üstünde şnorkel yapıp öğleden sonra Stone Town sokaklarında kaybolmak, akşam Forodhani’de sıcak sokak lezzetleriyle günü kapatmak, ertesi gün bir baharat çiftliğinde toprağın kokusunu içine çekmek, başka bir sabah Jozani Ormanı’nda kırmızı colobus maymunlarını izlemek… Zanzibar’ı özel kılan tam da bu geçişler.

Burası yalnızca güzel görünen bir ada değil; insanın aklında koku, tat, ses ve görüntü halinde yer eden çok yönlü bir dünya. Beyaz kumun dinginliği ile tarih yüklü taş sokakların ağırlığını aynı gün içinde yaşatabilen ender rotalardan biri. Bu yüzden Zanzibar’a gidenler çoğu zaman sadece deniz tatilinden dönmüş olmuyor. Bir ada deneyiminden çok daha fazlasını yaşamış olarak geri dönüyor.

 

İtalyan Güzel Silvia Caruso’nun Zanzibar Çıkarması

Diğer: Baharat AdasıForodhaniGeziHint OkyanusuJozani OrmanıMnemba AtolüStone TownTanzanyaTatilZanzibar
Önceki

Céline Dion yeniden sahnelere dönüyor

İlgili Haberler

Kıbrıs ve Antalya’daki oteller, 2026’ya ünlü sanatçıların sahne alacağı özel konserlerle girmeye hazırlanıyor.
Magazin

Yılbaşı tatili 4 güne çıkınca otellerde ünlü konserlerine yoğun ilgi

Alison Victoria, sevgilisi Brandt Andersen ile çıktığı Yunanistan tatilinde romantik pozlarıyla gündem oldu.
Magazin

Alison Victoria sevgilisiyle Yunanistan’da romantik tatilde!

Cristiano Ronaldo’nun ultra lüks yatı Azimut Grande, bu kez Halkidiki’nin göz alıcı adası Ammouliani açıklarında görüntülendi.
Magazin

Halkidiki sahillerinde Ronaldo rüzgarı

Hint sinemasının sevilen isimlerinden Kunal Kemmu, 42. doğum gününü eşi Soha Ali Khan ve kızları Inaaya ile birlikte Maldivler’de kutladı.
Tatil

Kunal Kemmu’dan Maldivler’de 42. yaş kutlaması

Ünlü şarkıcı Hadise, tatil için gittiği Maldivler’den paylaştığı bikinili fotoğraflarıyla sosyal medyada büyük ilgi topladı.
Magazin

Hadise, Maldivler’de tatilin tadını çıkarıyor

Arda Turan ve eşi Aslıhan Doğan Turan’ın sohbet programında yaşanan "Maldivler-Marmaris" tartışması sosyal medyanın gündemine oturdu.
Magazin

Arda Turan’ın eşinden dikkat çeken Maldivler yorumu

Bu hafta Tom Holland, Chris Hemsworth ve Paris Hilton Bali’nin tadını çıkaranlar arasına yerleşti.
Magazin

Ünlülerin favori tatil adası Bali’de bu hafta

İşiyle olduğu kadar özel hayatıyla da sık sık gündeme gelen Hadise, tatil için Maldivler'i tercih etti.
Magazin

Hadise soluğu Maldivler’de aldı

Please login to join discussion

LADY GAGA

En Çok Takip Edilenler

Acun Ilıcalı (177) Adriana Lima (112) Amerika (162) Angelina Jolie (105) Arda Turan (206) Beren Saat (217) Beyonce (106) Cem Yılmaz (194) Corona Virüs (134) Cristiano Ronaldo (117) Demet Akalın (193) Fashion (217) Fransa (119) Galatasaray SK (109) Hadise (159) Hollywood (101) Hülya Avşar (152) Instagram (168) Irina Shayk (110) Justin Bieber (107) Kenan Doğulu (116) Kim Kardashian (123) Konser (108) Kıvanç Tatlıtuğ (180) Lady Gaga (100) Londra (160) Los Angeles (104) Magazin Gazetesi (407) Maldivler (181) Mankenler (226) Moda (254) New York (107) Rihanna (218) Serenay Sarıkaya (112) Sinem Kobal (116) Survivor (212) Twitter (109) Victoria's Secret (115) Victoria Secret (217) Yunan Adaları (133) İbrahim Tatlıses (111) İngiltere (117) İspanya (111) İstanbul (109) İtalya (180)

RSS Hipokrat Sağlık

  • Migren sandığınızdan daha tehlikeli olabilir
  • Ramazan sonrası beslenmede kritik uyarı!
  • Ramazan’da sağlıklı oruç tutmanın yolları
  • Karın ağrısı ve ishalle başlıyor, yıllarca sürebiliyor: Crohn hastalığı nedir, belirtileri neler?
  • Menopoz sadece hormonları değil, beyni de etkiliyor
  • Nipah virüsü alarmı: Batı Bengal’de test ve karantina süreci başladı
  • Şeker tansiyonu nasıl yükseltiyor?
HOT AFFILIATES
  • CumCuma
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
CumCuma |   (xml news rss)

© 2024 CumCuma.com2008 © Magazin Gazeteniz

No Result
View All Result
  • CumCuma
  • Gizlilik Politikası
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • İnsan Kaynakları
  • Künye

© 2024 CumCuma.com2008 © Magazin Gazeteniz

-
00:00
00:00

Queue

Update Required Flash plugin
-
00:00
00:00