İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturmada şarkıcı Gülben Ergen ile gazeteci Uğur Dündar’ın savcılık ifadeleri ortaya çıktı. İki isim de derneğin çalışmalarına doğrudan dahil olmadıklarını belirtirken soruşturmayla gündeme gelen iddialardan üzüntü duyduklarını dile getirdi.
Gülben Ergen: Deprem öncesinde tanışıklığımız yoktu
Gülben Ergen, Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur’la 6 Şubat depremleri öncesinde herhangi bir yakınlığının bulunmadığını söyledi.
Ergen, “Bana sormuş olduğunuz Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur isimli şahıslarla deprem öncesinde herhangi bir tanışıklığımız yoktur. Ben Haluk Levent ile ülkemizde yaşanan 6 Şubat depremi sürecinde yapılan ücretsiz bir konser vesilesiyle görüştüm. Bunun dışında kendisiyle herhangi bir görüşmem veya samimiyetim bulunmamaktadır. Oğuzhan Uğur isimli yayıncıyla deprem süreci sonrasında kadına şiddet ve çocuk istismarı konulu bir programın konuğu olarak görüştüm. Kendisiyle bunun dışında herhangi bir tanışıklığım veya samimiyetim bulunmamaktadır” dedi.
“Ahbap Derneği’ne özel bir yönlendirmem olmadı”
Deprem bölgesinde AFAD koordinasyonunda çalıştığını anlatan Ergen, kişisel hesabından devlet kurumları ile Ahbap Derneği’ne yardım gönderdiğini belirtti.
Ergen, “’Ben Çocuklar Gülsün Diye Derneği’nin Başkanı ve kurucusuyum. Ülkemizde yaşanan 6 Şubat depremi sürecinde İçişleri Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı olurlarıyla deprem bölgesinde 11 ilde 17 okul inşaatı yaptım. Yine deprem sürecinde AFAD, KIZILAY gibi devlet kurumları ile Ahbap Derneği’ne kendi kişisel hesabımdan çeşitli miktarlarda yardım gönderdim. Ben deprem sürecinde de AFAD’ın yönlendirmesiyle Kahramanmaraş ilinde yaklaşık 1,5 ay kadar kaldım. Bu süre zarfında kullanımımda bulunan sosyal medya uygulamalarında bütün kurum ve kuruluşları etiketlemek suretiyle yardım kampanyasına destek olmak istedim. Ahbap Derneği’ne özel olarak bir yönlendirmem olmadı” ifadelerini kullandı.
“Vicdanen rahatsız ve mağdur hissediyorum”
Toplanan yardımların nasıl kullanıldığına ilişkin soruşturma öncesinde bilgi sahibi olmadığını belirten Ergen, şikâyet hakkını saklı tuttuğunu söyledi.
Ergen, “Ben deprem sürecinde AFAD koordinesinde yardım faaliyetinde bulundum. Toplanan yardımlar hususunda benim de vatandaş olarak yapmış olduğum yardımların amacı dışında kullanıldığı hususunda kendimi vicdanen rahatsız ve mağdur hissediyorum. Bu hususta şikayet hakkımı da saklı tutmak istiyorum” dedi.
Uğur Dündar’dan Haluk Levent açıklaması
Uğur Dündar ise Haluk Levent’le şahsi yakınlığının bulunmadığını, 2017 yılında Ahbap İyilik Hareketi hakkında kendisine tavsiyede bulunduğunu anlattı.
Dündar, “Haluk Levent ile şahsi bir yakınlığım yoktur. Dönem dönem kendisi ile genel gidişata ilişkin konuşmalarımız oldu. Bu kapsamda 2017 yılında Ahbap İyilik Hareketi ile ilgili tavsiyelerde bulundum. O dönem Ahbap para toplama yetkisine sahip değildi. Yalnızca ameliyat olacak hastaların, SMA’lı bebeklerin veya ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarının giderilmesine aracılık ediyordu. Ben Haluk Levent’e ‘para işlerine karışma, geçmişin senin önüne çıkar, iyi niyetinin gölgelenmesine izin verme’ şeklinde abi tavsiyesinde bulundum. Meslek geçmişim ve kıdemim nedeni ile çevremdekilere bu yönde yumuşak tavsiyelerim olur” dedi.

Paylaşımını neden sildiğini anlattı
Deprem döneminde Ahbap ve Babala’ya destek veren bir paylaşım yaptığını söyleyen Dündar, soruşturma haberlerinin ardından bu paylaşımı kaldırdığını belirtti.
Dündar, “Benim aktif kullandığım Twitter ve Instagram hesabım vardır. Deprem döneminde bürokratlar ile yapılan paylaşımları ve yaratılan organize görüntüyü görünce Twitter hesabımdan ‘Helal olsun çocuklara, Ahbap- Babala gururumuzdur’ şeklinde paylaşım yapmıştım. O dönem akredite oldukları için destek olmak adına iyi denetlendiğini düşünerek paylaşım yapsam da daha sonra Haluk Levent’in hakkındaki iddiaları ve soruşturma haberlerini öğrenince paylaşımımı silmek durumunda kalmıştım” ifadelerini kullandı.
“Şahsi olarak özür dilememi gerektiren bir husus yoktur”
Ahbap’ın yardım çalışmalarını koordine etmediğini söyleyen Dündar, süreç nedeniyle toplum adına üzgün olduğunu ancak özür gerektiren bir davranışta bulunmadığını ifade etti.
Dündar, “Ben süreç dolayısıyla Türk toplumu adına oldukça üzgünüm ancak şahsi olarak özür dilememi gerektiren bir husus yoktur. Deprem sürecinde Devletimizin kurumlarının en ufak davetini ve çalışma isteğini onur kabul eder, emir telakki ederdim. İfadelerim bunlardan ibarettir” dedi.
Dündar, savcılıktaki işlemlerinin ardından İstanbul Adalet Sarayı’ndan ayrıldı.











